makaleler
Bireysel Gelişim
Sağlığınız Elden Gidiyor mu ?
Sağlıklı olmak sizin için ne anlama geliyor?
Sağlıklı olmak nasıl bir histir?
Sağlıklı olduğunuzu nasıl anlarsınız?
Bu soruların cevabını bir düşünün. Zihninizde çok sağlıklı olduğunuz bir anı canlandırın. Bu nasıl bir resim? Size nasıl duygular yaşatıyor? Bir de hasta olduğunuz bir anı hayal edin? İki resmi ve size yaşattıkları hisleri karşılaştırın. Peki genel sağlığınızda kimi zaman yaşadığınız değişimlerin farkında mısınız? Hemen mi fark ediyorsunuz yoksa iş işten geçtikten sonra mı? 

Sağlığımız birçok faktörden etkilenir: fiziksel, psikolojik, sosyal, besinsel. Bu konuda kendimize sormamız gereken üç önemli soru var: 
Alışkanlıklarım sağlığımı nasıl etkiliyor? 
Hangi faktörleri etkileyebilirim? 
Bunlardan hangisi en büyük etkiyi yaratır? 

Farklı faktörlerin bizi nasıl etkilediğini düşünme düzeylerini kullanarak inceleyebiliriz. Bu modeli NLP’nin (Neuro Linguistic Programming) önde gelen uzmanlarından Robert Dilts, Gregory Bateson’ın çalışmalarını geliştirerek oluşturmuştur. 

1) Çevre - (Nerede?, Ne zaman?, Kimle?) 
2) Davranış - (Ne?) 
3) Beceri - (Nasıl?) 
4) İnanç ve Değerler - (Neden?) 
5) Kimlik - (Kim?) 
6) Manevi Düzey - (Hangi amaç için?) 

1) Çevre: Çevremiz o an içinde bulunduğumuz yeri, birlikte olduğumuz kişileri kapsar. Bu bizi etkileyen, gözlemleyebildiğimiz dış etmenleri, bulunduğumuz ortamları kapsar: hava kirliliği, aldığımız besinler, trafik, yaşadığımız ev, çalıştığımız iş yeri, ailemiz, iş arkadaşlarımız, müşterilerimiz, vb. Sizin yaşadığınız çevre nasıl? Sağlığınız üzerindeki olumlu veya olumsuz etkilerini düşünün. 
2) Davranış: Bu düzey neler yaptığımızı, dışa yansıyan eylemlerimizi anlatır: iş yerindeki görevlerimiz, evde yaptıklarımız, spor yapmak, yemek yemek vb. Ne kadar sık spor yapıyorsunuz? Günde kaç saat uyuyorsunuz? Yemek yerken veya alkol alırken aşırıya kaçıyor musunuz? Sigara içiyor musunuz? Günde kaç tane? Davranışlarımızın altında her zaman farkında olmasak da bazı amaçlar yatar. Bazı davranışlarımız ilk bakışta olumsuz gözükse de bunun altında iyi bir niyet yatar. Tabi bu niyeti başka davranışlarla karşılamak da mümkündür. İstenmeyen davranışlarımızı değiştirmek istediğimizde, bu davranışlarımızın başka düzeylerle ilişkisini açığa çıkarmamız gerekir. 
3) Beceri: Bu seviyede artık defalarca tekrarlanmış ve neredeyse bir alışkanlık haline gelmiş olan eylemlerimiz, stratejilerimiz bulunur. Bu düzey hem bazı doğal yöntemlerimizi hem de bilinçli olarak öğrenilmiş uygulamaları kapsar. Düzenli spor yapıyor musunuz? Beslenme alışkanlıklarınız nasıl? Dinlenmeye vakit ayırıyor musunuz? Günün yorgunluğunu, stresini atmak için yoga, meditasyon, tai-chi gibi yöntemleri uyguluyor musunuz? Stresle başa çıkma yönteminiz ne? 
4) İnanç ve Değerler: İnançlar bizim “doğrularımız”dır. Dünyayı nasıl algıladığımızı ve deneyimlerimizden çıkardığımız anlamı etkilerler. Değerler ise önem verdiğimiz şeylerdir. Hasta olduğunuzda bunu çabuk atlatacağınıza mı inanıyorsunuz yoksa günlerce yatakta kalacağınıza mı? Cevabınız hangisiyse onu yaşarsınız. Zihnimizin bedenimiz üzerinde inanılmaz bir etkisi vardır. Pekçok hasta kanseri iyileşeceğine inandığı için yenmiştir. Tıptaki “plasebo” etkisi de zihnin gücünün bir kanıtıdır. Hastanın ilaç sandığı ancak içinde herhangi bir ilaç aktif maddesi bulunmayan hapların acı dindirmede morfinin % 55’i düzeyinde etkili olduğu çeşitli deneylerle saptanmıştır. Hastaların %35’i plasebo ile acısını dindirebilmektedir. Sağlığınızla ilgili inançlarınız nasıl? Doktorunuza güveniyor musunuz? Bünyenizin güçlü olduğununa inanıyor musunuz? Sağlığınız sizin için ne kadar önemli? Değerleriniz arasında kaçıncı sırada? Sağlığınızı korumaya özen gösteriyor musunuz? Olumsuz alışkanlıklarınızı değiştirmek için değerlerinizi sorgulayın. İnsan hazza ulaşmak veya acıdan kaçınmak üzere hareket eder. Sağlıklı olduğunuzda neleri yapmak kolaylaşıyor ve sağlığınızı korumamak size neye mal olacak, düşündünüz mü? 
5) Kimlik: Kendinizle ilgili temel düşünceleri ve kendinizi nasıl bir kişi olarak gördüğünüzü anlatır. Kendinizi hastalık hastası olarak mı yoksa dinç ve zinde olarak mı tanımlıyorsunuz? Kendimizi nasıl görürsek öyle davranırız. Dile yansıttığımız ifadeler “kendini doğrulayan kehanete” dönüşür. Olumsuz ifadeler bağışıklık sistemimizi de olumsuz etkiler ve daha çabuk hastalanır ve daha geç iyileşiriz. 
6) Manevi Düzey: Bu seviye diğer kişiler ve dünyayla olan bağlantınızı, hayattaki amacınızı kapsar. Felsefeniz “hızlı yaşa genç öl” mü? Yoksa torunlarınızı görmeyi hayal ediyor musunuz? Yaşamdan beklentiniz, misyonunuz ne? Buna ulaşmak için sağlıklı bir hayata ihtiyacınız var. 

Düzeyler birbirini etkiler. Bu etkileşim genelde üst düzeyden (maneviyat) aşağıya (çevre) olmakla birlikte tersi de geçerli olabilir. Mühim olan tek bir düzeyde takılıp kalmamak ve tüm düzeyleri birlikte değerlendirmektir. 

Sağlığınızla ilgili yaşadığınız sorunlarda hangi düzeyde tıkandığınızı anlamak ve sıkıntılara çözümleri bulmak için aşağıdaki sorulardan yararlanabilirsiniz. 

1) Çevre: Bulunduğum ortam sağlığımı nasıl etkiliyor? Neleri değiştirebilirim? 
2) Davranış: Sağlıklı olmak için ne yapmam gerektiğini biliyor muyum? 
3) Beceri: Bunları nasıl yapacağımı biliyor muyum? Sağlığımı etkileyen alışkanlıklar neler? Hangi olumlu stratejileri geliştirebilirim? 
4) İnanç: Bunları yapabileceğime inanıyor muyum? Yapmaya değer mi? Değerlerime ters düşer mi? 
5) Kimlik: Kendimi nasıl görüyorum? Edinmeyi düşündüğüm yeni alışkanlıklar bana uygun mu? 
6) Maneviyat: Hayattaki gayemle sağlığımın bağlantısı nedir? 

Düşünme düzeylerini kullanarak yaşamınıza daha bütünsel bakabilir ve sağlığınızı etkileyen faktörleri bilinçli olarak gözden geçirebilirsiniz. Değişim farkındalıkla başlar, sonra iç sesinizi dinleyin ve harekete geçin; sağlığınız elden gitmeden…

Demet Uyar




biz kimiz
Copyright © 2017 | Powered by