makaleler
Koçluk
Koç ve Mentorun İletişimi
 
Farklı Roller İletişim Kurma Şeklimizi Nasıl Etkiliyor?
 
Demet Uyar / Navitas Eğitim, Danışmanlık & Koçluk Hizmetleri
“Bir koçun rolü kişilerin gerçekten arzu ettikleri sonuçlara ulaşabilmeleri için gerekli kapasitelerini sürekli geliştirmek üzere kişiler ve gruplararası ilişkiler yaratmaktır.
                   Robert Hargrove
 
Bir koç danışanıyla nasıl iletişim kurar? Mentorun iletişim kurma şekli nasıldır? Peki bir yöneticinin astlarıyla iletişim kurma şekli nasıldır? Bu üç farklı rol bizi etkileşimlerimizde nasıl farklılaştırır?
 
Bunların cevabını vermek için önce kavramlarımızı netleştirelim.
Önce bu alanda otorite sayılan Uluslararası Koçluk Derneği’nin (ICF-International Coach Federation) tanımına bakalım:
ICF, koçluğu düşünce tetikleyici ve yaratıcı bir süreçte, danışanların kişisel ve profesyonel potansiyellerinin tepeye çıkmasına ilham veren bir “danışan ve koç ortaklığı” olarak tanımlıyor.
Bizim Navitas’ta verdiğimiz eğitimlerde kullandığımız tanım da buna benziyor.
Koçluk, mentorluk ve yöneticilik kavramları
Koçluk; istenen performansa ulaşmak için koç ve danışan arasında kurulan, danışanın çözüm üretmesine ve potansiyelini performansa çevirmesine yönelik planlı bir gelişim ilişkisidir.
Mentorluk ise; deneyimli bir kişinin (mentor) bilgi ve deneyimini, diğer bir kişiye (mentee) aktardığı, ona örnek olduğu ve kendi kararlarını bilinçli olarak vermesini teşvik ettiği gelişim ilişkisidir.
Yöneticilik ise; yeri geldiğinde bir koç, yeri geldiğinde ise mentor gibi davranmayı, çalışanların yetkinlik seviyeleri yükseldiğinde ise onlara işleri delege etmeyi kapsar. Dolayısıyla, yöneticilikte durumsallık çok önemlidir. Yönetici, iletişimini ve liderlik tarzını çalışanların yetkinlik seviyelerine göre uyarlayabilmelidir.
 
İş dünyasında kavramlar birbirine girmiş durumda…
Koç ve mentor arasındaki fark
Koçluğu; hem profesyonel mesleğin adı için, hem de bu becerilerin yöneticilikteki uygulamaları için kullanıyoruz. Eğitim verdiğim çoğu şirkette “koç ne yapar?” diye sorduğumda “yol gösterir ve sonuca yönlendirir” gibi yorumlar alıyorum. Oysa, bu söylenenleri mentor veya yönetici yapar. Bir yönetici, ne zaman koçluk ve ne zaman mentorluk yapacağına astının sorunlara çözüm bulabilme potansiyeline göre karar verir. Kurumlarda artık yöneticilerin emir-komuta yöntemiyle değil, koçluk yaparak astlarını geliştirmesi bekleniyor. Peki koçluk yapan yöneticinin iletişim kurma şekli nasıl değişiyor? Öncelikle koçun bakış açısı farklılaşıyor. Koçluk; açıklık, saygı ve güvene dayalı bir ilişkiyi içeriyor. Koç, danışanda/çalışanda pozitif değişim yaratmak için onun tüm içsel kaynaklara sahip ve yaratıcı bir birey olduğu düşüncesiyle hareket ediyor. Bu bakış açısı, koç cevapları bilse de, iletişimde dilini ısırıp sabrederek, danışanın çözümü bulmasını teşvik etmesini gerektiriyor. Koç, danışanın kendisi ve kurumu için en iyi çözümü bulacağına inanır. Danışanın potansiyelini performansa çevirmek için iletişimde üç temel beceriyi kullanır:
Derin dinlemek, güçlü sorular sormak ve geri bildirim vermek.
Diyaloğun ortalama %70-80’ininde danışan konuşur ve sahiplendiği ve hayata geçirmeye istekli olduğu kararları alır.
Balık verme veya balık tutmayı öğretme
Mentor da,  bu üç beceriyi kullanmakla birlikte, rolü gereği daha fazla anlatan taraftadır. Etkin bir mentor, ilişkiye rol gösterici ve akıl hocası olarak başlasa da, zamanla koçluk yaklaşımını daha fazla kullanarak daha olumlu bir etki yaratır. Mentorluk için; “balık verme” koçluk içinse; “balık tutmayı öğretme” benzetmesini yapabiliriz. Gitgide daha fazla şirket mentorluk sistemini çalışan gelişimi için kullanıyor. Tecrübeli yöneticiler, işe yeni başlamış kişiler veya yönetici adaylarıyla eşleştiriliyor. Mentorlar eğitim almamışlar ve sadece tecrübe paylaşımı yapmaları bekleniyorsa, ilişkide bağımlıllık oluşması riski var. İnsan Kaynakları yetkililerinin mutlaka hem mentor, hem de mentilere eğitim aldırması ve sistemin takipçisi olmalarını tavsiye ediyoruz. Kendilerinin de koçluk eğitimini almalarını öneriyoruz.
Rolünüz koç da olsa, mentor da olsa veya yönetici de olsa herhangi bir iletişim tekniği veya koçluk becerisi kullanmadan önce aranızdaki ilişkiye odaklanın. Olmazsa olmaz ilkeniz; güvendir ve bunu destekleyen diğer üç ilke ise; içtenlik, nesnellik ve tutarlılıktır. İnşa edilecek binanın temeli ne kadar sağlam olursa, üzerine yerleştirilen taşları o kadar kolay taşıyacaktır. Siz, olduğunuz gibi doğal davranırsanız, karşı tarafın da rahatlamasını sağlayabilirsiniz. Çalışan kendisini ifade ettikçe ve açtıkça, farkındalığı artacak ve çok boyutlu düşünerek etkin çözümler bulacaktır.
 
 
 
Sizi bir içsel keşif gezisine davet ediyorum:
Koçluktaki dört ilke iletişim kurma şeklinize nasıl yansımakta?
Ne kadar güvenilirsiniz ve ilişkilerinizde güven ortamı yaratıyorsunuz?
Ne kadar içten, açık ve şeffafsınız?
Ne kadar nesnel ve önyargısızsınız?
Ne kadar tutarlı, Mevlana’nın deyişiyle özü sözü bir olan bir kişisiniz?
Verdiğiniz dürüst yanıtlar tüm hayatınızdaki ilişkilerin derinliğinin belirleyicisidir.
 
Bu yazı Performansım E-Dergi Ekim 2013 saysında yayınlanmıştır.



biz kimiz
Copyright © 2017 | Powered by